Söyleşi:Çocuklukta Sosyal ve Duygusal Öğrenme

çocukluktanSDÖ.jpeg

Çocuklukta Sosyal ve Duygusal Öğrenme kitabının editörü

Mine Göl Güven ile Söyleşi 

Ebeveyn Destek: Sizin de kitabın tanıtım metninde vurguladığınız gibi ‘Okullarda sosyal ve duygusal öğrenmenin yer alabilmesi için ebeveynlerin bu konuya önem vermesi ve talepte bulunması önemli. Öyleyse öncelikle ebeveynlere sosyal ve duygusal öğrenmenin faydalarını anlatmak gerekir. Kitabımız önce ebeveynlere sesleniyor.’  Sosyal ve  Duygusal Öğrenme ya da kısa adıyla SDÖ bizlerin aslında özellikle son 5-10 yılda gündemine giren bir kavram, ebeveynler için ise belki daha yeni, kısaca SDÖ’nün ne olduğunu konuşarak başlayalım? Bir kaç cümleyele bize nasıl anlatabilirsiniz?

 

Mine Göl Güven: Sosyal duygusal öğrenmeyi bize daha tanıdık gelen karakter eğitimi ile açıklayabilirim. SDÖ karakter yapısının çocuklar için desteklenmesi üzerine geliştirilmiş daha güncel bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Fakat karakter veya değerler eğitiminde daha çok ahlak veya “terbiye” gibi geleneksel görüşler üzerine kurgulanmış bir eğitim söz konusudur. Daha gerilere gittiğimizde sosyal beceriler ile başlanmıştır SDÖ. Aslında temel yapısında bu beceriler korunmuştur. SDÖ, çocuk ve gençlerin toplumsal ve sosyal formel/informel yapılarda iletişim, etkileşim ve ilişki becerilerini edinmelerinde onları desteklemektir. 

Tabi bir yandan sosyal becerilerin yanında, yenilik olarak gördüğümüz nokta duyguların eğitim ortamlarına dahil edilmesi oldu. Sosyal ortamlarda etkili bireyler olarak var olmak, kim olduğunu ve duygularını anlamadan geçiyor çünkü.

Ayrıca ahlak demiştim ya... O günden bugüne değişen öğe etik oldu. Çocuk ve gençlerin kendi bulundukları çevrenin kültürel değer ve normlarından haberdar olmalarının önemli görülmesi kadar, bu değerleri ve normları eleştirebilmeleri gerektiğinde evrensel etik ilkelere göre davranış sergilemeleri öğretisi güçlü bir şekilde yer alır SDÖ’de.

 

Tanım demiştin...Öz farkındalık, öz yönetim, sosyal farkındalık, ilişki becerileri ve sorumlu karar alma olarak 5 yetkinlikten bahsediyoruz. Kendini tanıma, duygularını ve düşüncelerini anlama ve ifade etme, becerilerini tanıma, zor duygularla baş etme, hedef belirleme ve plan yapma, başkalarının duygu ve düşüncelerini anlama, iletişim becerileri gösterme, çatışma çözümü, sorumlu karar verme gibi becerilerden bahsediyoruz.

SDÖ’nün tanımı ise CASEL tarafından  şöyle yapılıyor: “Çocukların ve yetişkinlerin duygularını yönetmek, bireysel ve kolektif hedefler ulaşmak, başkaları için duygudaşlık hissedebilmek ve göstermek, destekleyici ilişkiler kurmak ve muhafaza etmek, başkalarını önemseyen ve sorumlu kararlar vermek, sağlıklı kimlikler geliştirmek için gerekli olan bilgi, tutum ve becerileri edinme ve etkili bir şekilde uygulama süreçleri” olarak yapılmıştır
 

Ebeveyn Destek: Çocuklukta SDÖ gelişimi destekleyen paydaşlar kimler ve bu alanın gelişimi hangi ortamlarda destekleniyor?


MGG: CASEL modelinde içeriden dışarı doğru giden çemberler oluşturdu. Merkezde çocuk ve bahsettiğim 5 yetkinlik var. Çocuğa en yakın çember sınıf, sonraki çember okul, bir sonraki aileler ve ebeveynler, ve sonrasında topluluklar. Okul temelli bir yapı olduğu için sınıf atmosferi, okul kültürü, aile ortamının sunduğu olanaklar ve çocuğun dahil olduğu topluluklar, sadece sosyal gruplar değil mesela medya da bu topluluğun içinde ve tüm bu bileşenlerin birbirleriyle kurduğu ilişkiler önemli. Çocukların okulda öğrendiği sosyal ve duygusal becerilerin ancak destekle ve işbirliği ile kalıcı olacağı ve bu becerilerin genellenebileceği düşünülmekte ve önerilmekte. SDÖ’nün okullarda yer alması etkili programların uygulanması ve yetişkinin model olması şeklinde ilerlemekte.

Bizim gibi merkezi yönetimlerde Milli Eğitim ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlıklarının da uygulamalara yön vermesi değil-çünkü bunlar bağlamın ihtiyaçlarına göre şekillenmelidir- ama SDÖ destekçisi olduğunu ve bunun için kaynak ayırması gerekli.

Başka bir bileşen ise üniversiteler ve STK’lar. Araştırmaların desteklenmesi, uygulamalar ve uygulamaların etkililiğinin araştırılması ve böylece verimli ve etkili süreçlerin yaşandığı ortamların yaratılması SDÖ’den istediğimiz sonucu almamıza yol açar.

 

Kitapta bu paydaş ve alanları nasıl ele alıyorsunuz?


Kitap 4 bölümden oluşuyor. Öncelikli olarak kavramsal açıklamalara yer verdik, SDÖ’nün oluşumuna katkısı olan teorilerden de bahsettik. Yani bir nevi temel bilgiler. Ardından ebeveynlerin SDÖ’yü ev ortamında nasıl desteklediklerini inceledik. Ebeveyn katılımına ve ebeveynlerin SDÖ’ye karşı inançları ve tutumlarına yer verdik. Öğretmenlerin SDÖ bilgileri ve uygulamaları ile birlikte, mesleki gelişim ve yöneticilerin SDÖ uygulamalarını okullarına nasıl taşıyacakları bilgilerini paylaştık. Araştırmacılara yönelik ölçme ve değerlendirme ile birlikte güncel SDÖ alan yazınını sunduk. Son olarak alternatif eğitimciler için, bilinçli farkındalık, doğa ve oyun ile SDÖ ilişkisine yer verdik.
 

Ebeveyn Destek: Biliyoruz ki SDÖ kendi başına bir gelişim alanı olmakla birlikte muhakkak diğer gelişim alanlarından da ayrı düşünülemez, sosyal ve duygusal becerileri desteklenmiş çocuklar için bu becerilerin başka hangi alanlara olumlu etkileri oluyor?


MGG: İlk araştırmalar SDÖ becerilerinin akademik performansa doğrudan bağlantısını göstermiş. Çünkü bakın öz farkındalık becerisinde ben hangi konuda iyiyim? Becerilerim ne? Neye ilgim var? Geliştirmek istediğim becerilerimi nasıl geliştirebilirim? sorularında bir keşif var. Çocuklar bunları kendi başlarına keşfetme fırsatları bulmakta zorlanabilir, yetişkinler onlar için ortam hazırlar, bir takım deneyimler sunar, sorularla onların kendilerine soru sorması ve cevaplar bulmasına yardımcı olur.

Öz yönetim becerileri öz düzenleme becerileri ile çok örtüşük. Bu alan da çokça çalışılan bir alan. Akademik başarı/performansın üst düzeye taşınması için dinleme becerisi, odaklanma, dürtüleri öteleme, hedefler üzerinde çalışmada sebat ve dirayet gösterme gibi becerilerin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor bu araştırmalar. 

Yine okullarda sosyal becerilerin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Proje çalışmalarının takımlarla yürütülmesi, öğrenmenin gerçekleşmesi, bilginin ve deneyimin üretilmesi çok değerli. Sorumlu karar verme ise tüm hayatı etkileyen bir beceri. Özellikle kendisi, başkaları ve tüm yaşam için etik ilkelere bağlı, herkesin (tüm canlılar) esenliği için kararlar almak ve eyleme geçmek…
 

Ebeveyn Destek: Biz sorumlu karar alma becerisi çocuk hakları bağlamında çocuk katılımının yaşama geçmesi için de çok önemli bir beceri bence, bu beceriyi biraz daha açıklamanızı rica edebilir miyim?

 

MGG: Çocukların katılımı, sorumlu karar verme becerisiyle devam etmek için çok güzel bir nokta. Hepimiz kabul ediyoruz ki çocukların kendileri ve yaşadıkları veya yaşamadıkları gruplar için etik kararlar alma ve alınması için bir güç oluşturma hakları var. Ama çocukları pasif halde tutmak yetişkinler için çok büyük kolaylaştırıcı. “Sadece söylediğimi yap!” “Senin iyiliğin için…” gibi söylemler hatta sözle ikna olmayan çocuklar için bir takım cezai yaptırımlar…Oysa ki günü kurtardığımızın farkında değiliz. Yetişkinlerin, çocukların ve gençlerin hem kendilerini şu anki yaşantılarında ilgilendiren hem de gelecek ve dünyayı geniş çerçeveden ilgilendiren konuları müzakere etmekten eyleme geçmeye kadar geniş yelpazede atılan adımlar olarak görmeliyiz. Bu 2 yaşındaki bir çocuğun ne giyeceği konusunda fikir beyan etmesi, gerekçe belirtmesi, bu davranışının kimleri nasıl etkileyebileceği gibi tahminler yürütmesi ve karar almada ortaklaşması gerekliliği…çocuğun katılımı için karar verme alanlarının yaratılarak kendisinin birey olarak görüldüğünü görmesi ve öz-değer geliştirmesi için de önemli.

Ebeveyn Destek: Son olarak ebeveynler çocuklarının SDÖ becerilerini desteklemek için nereden başlayabilirler? Ya da belki şöyle sormam daha anlamlı olur, ebeveynler kendi SDÖ becerilerini desteklemek için neler yapabilir ve ardından bunu  çocuklarla nasıl pratik edebilir?

MGG: Çok doğru… önce kendi SDÖ becerilerimizi nasıl geliştireceğiz? Duygularımı ifade edebiliyor muyum? Nasıl ifade ediyorum? Çatışmalarla nasıl başa çıkıyorum? Kararlarımı nasıl alıyorum? İletişimim de barışçıl bir dil kullanıyor muyum? Hangi SDÖ becerilerinde iyiyim? Hangilerini geliştirmem gerekiyor? Özellikle küçük yaşlarda çocukların yetişkinleri model aldığı bir gerçek. Çatışmaları dürüstçe çözmek için çaba harcamak yerine, bağırıp çağırıyorsak veya çözmekten kaçınıyorsak, çocuklar buna benzer stratejiler benimseyecektir. Bu arada bir yandan bir bilgi olarak çatışmalar nasıl çözümleniri bilmezsek, uygun stratejiler uygulayamayız, zaten öğrenme kısmı da buradan geliyor. Yani SDÖ’yü öğrenmeliyiz. Çocuklara da hem örnek olmalı hem de bu becerilerin gelişimini somut öğrenme stratejileri ile onlara aktarmalıyız.

Ebeveyn Destek: Senin eklemek istediklerin var mı?

MGG: Akademik performans ve başarı önemli. Ama bu sadece ezber yoluyla da edinilebiliyor. Öğretmenler okulları daha çok öğrenme ortamlarında ve deneyimlerde zenginlik sunarak olarak tasarlamalı. Ebeveynler ise okullardan beklentilerini oluştururken SDÖ becerilerinin gelişimine de öncelik verdiklerini ve beklentilerinin çocuklarının sadece akademik beceriler kazanması değil-ki SDÖ akademik yapıyı da kuvvetlendiriyor- insancıl (hümanist) bir benlik geliştirerek yaşamda esenliği yakalamalarını sağlamak olduğunu okullarla sürekli paylaşmalı. Okullardaki SDÖ uygulamaları talep etmeli, desteklemeli ve takipçisi olmalı.

Kitapla ilgili daha fazla bilgi için: https://yeniinsanyayinevi.com/kitaplarimiz/cocuklukta-sosyal-ve-duygusal-ogrenme/